TÜRKÇEDE EN SIK YAPILAN HATALAR NELER?

1) “Tüketmek” fiili, yanlış çeviri sonucu ortaya çıkmış ama herkesin diline düşmüş bir fiil. Bu fiilin anlamı olumsuzdur. Yani, bir şeyi tüketirseniz, lazım olan bir şeyi yok yere harcadınız demektir. Ayrıca, bugün tıp vs alanlarda kullandığımız kaynaklar yabancıdır ve bu kaynaklar Türkçeye çevrilir. Hata da bu çeviri sırasında ortaya çıkıyor. İngilizcedeki “Consume” fiilinin ilk anlamı, “tüketmek”, diğer anlamları ise “yemek” ve “içmek”tir. Dünyanın kaynaklarını tüketebilirsiniz ama elma tüketilmez, su tüketilmez. İngilizcede “consume apples” ya da “consume water” diyebilirsiniz ama tercümesi “elma yemek” ya da “su içmektir”. Süslü konuşacağım diye herkes “elma tüketmek” ya da “su tüketmek” diyor. Buna galatımeşhur (yaygın yanlış) denir. Yani, dilde yanlış olan bir şeyi o kadar çok kişi kullanır ki herkes doğru sanır.
2) Aynı çeviri hatası yüzünden, bugün televizyonlardaki şampuan ya da krem reklamlarında “uygulamak” fiilinin yanlış kullanıldığını görüyorum. Halbuki şampuan ve krem uygulanmaz, sürülür. Bu yanlış da İngilizcedeki “apply” fiilinin yanlış çevirisinden kaynaklanıyor.
3) Başka bir kelime “paylaşmak” kelimesi. Paylaşmak “bölüşmek” anlamına gelir. Ekmeğini paylaşabilirsin ama “Bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?” yapay bir Türkçedir. “Bir anınızı bize anlatır mısınız?” denmelidir.
4) Başka bir kelime de “keyifli” kelimesidir. “Keyifli”, keyfi yerinde olan demektir. “Bugün çok keyifliyim.” cümlesi doğrudur ama dün akşam gidilen konser keyifli olmaz ya da arkadaşınızla yaptığınız sohbet keyifli olmaz.
5) Spordan bir örnek vereyim. Birçok futbol teriminin aslında Türkçesi var ve kullanılıyor ama nedense bazıları ısrarla değişmiyor. Mesela, “korner” yerine “köşe atışı” deniyor ama son zamanlarda “assist” kelimesi yerleşti nedense. Eskiden buna “gol pası” denirdi. Niye değişti anlamadım.
6) “Tüm zamanların” ifadesi, “... of all time” ifadesinin yanlış çevirisidir. Doğrusu “gelmiş geçmiş” olmalıdır. “Tüm zamanların en iyi şarkıcısı” yapay Türkçedir. Doğrusu, “gelmiş geçmiş en iyi şarkıcı” olmalıdır.
7) “Dolayısıyla, itibarıyla” gibi kelimeler çoğu zaman yanlış yazılıyor. Eğer “ile” ekini ayırırsanız “itibarı ile” diye yazılabilir ama birleşik olacaksa “itibarıyla” olmalıdır. Ancak çoğu yerde “itibariyle” ve “dolayısiyle” gibi yanlış yazıldığını görüyorum. Burada bilinmesi gereken de şu: kelimelere ekler ses uyumuna göre eklenir. Mesela, masa+lar deriz ama masa+ler diyemeyiz. Aynı bağlamda ev+ler deriz ama ev+lar diyemeyiz. Çünkü ince sesler ince sesleri, kalın sesler kalın sesleri takip eder. Bu yüzden dolayısı+yla denir. “I” sesi kalındır ve “a” kalın sesi ile devam edilmelidir. Halbuki “e” sesi incedir.
8) Dil isimlerine ek koyarken kesme işareti konmaz. Mesela “Türkçe’nin” diye değil “Türkçenin” diye yazılır.
9) “De, da” eki çoğu kez yanlış yazılıyor. “Dahi” anlamında kullanıyorsak “de, da” eki ayrı yazılır:
Kalem aldım. Kitap da aldım.
Vahim olan şu: Hem “de, da” ekini bilmeyen çok insan var hem de bu eki “te, ta” olarak yazmaya kalkan insanlar da var. “Kitap ta” aldım ya da “kitapta” aldım gibi yazanlar olduğunu görüyorum. Hâlbuki “dahi” anlamındaki bu ek sadece “de” ve “da” olarak ayrı yazılır. Başka örnekler verelim:
Fransa’daki görüşmelere Türkiye de katıldı.
O da toplantıya geldi.
Ancak bulunma durumundaki ek her zaman birleşik yazılır:
Araba yolda kaldı.
Başbakan bir saattir ayakta bekliyor.
10) “Ki” eki de sorunlu eklerden biridir. Cümleleri birbirine bağlayan “ki” ile kelimenin eki olan “–ki” arasında fark vardır. “Belki, mademki, hâlbuki, sanki, çünkü” gibi kelimelerde bitişik yazılır. Eğer iki cümleyi bağlıyorsa ayrı yazılır:
Öyle görünüyor ki yakında bir araba alacak.
Onu görmedim ki onunla konuşayım.
Sen ki beni tanırsın, böyle sözler söyleyebileceğimi nasıl düşünebildin?
11) “Ne ... ne (de) ...” bağlacı, cümleyi zaten olumsuz yapar. Ayrıca cümleyi olumsuz yapmaya gerek yoktur:
Sinemaya ne Ahmet ne Mehmet geldi.(“Sinemaya ne Ahmet ne Mehmet gelmedi” denmez.)
Yorumlar
Yorum Gönder